Oruç Hz. Adem (as)'in şeriatı da dahil eski peygamberlerin şeriatlerinde vardır. İlk olarak Hz. Adem (as)'e emredilmiştir.

Kur'an-ı Kerim'de;

"Ey iman edenler!.. Sizden evvelki (ümmet)lere yazıldığı gibi, sizin üzerinize de oruç yazıldı (farz kılındı). Ta ki, korunasınız." (Bakara, 2/183)

buyurulmuştur. oruç ibadetinin; Hicret'ten sonra farz kılındığı hususunda görüş birliği vardır. Sahih olan rivayete göre, Bedir savaşından kısa bir süre sonra farz kılınmıştır. Hz. Âişe (r.a) validemizden rivayete göre; Resulullah (asm) daha önce "Aşûre orucu"na devam etmiş ve sahabeye tutmaları tavsiyesinde bulunmuştur. Muaz b. Cebel (ra)'den rivayet edilen bir haberde de, Medine'de her ay üç gün oruç tutmuştur.

Mekruh Oruç:

Mekruh olan oruçlar ikiye ayrılır: Tenzîhen mekruh oruçlar, tahrîmen mekruh oruçlar...

Muharrem ayının sadece onuncu günü veya ilkbaharın başlangıcı olan Nevrûz günü yahut da Mehrican denilen sonbahar günü oruç tutmak tenzihen mekruhtur. Yalnız cuma günü oruç tutmak da tenzihen mekruhtur. Cuma günü oruç tutmaktan nehyin sebebi, o günün bir nevi bayram günü olmasıdır. Hadîs-i şerîf'te, cuma gününün yeme, içme ve zikir günü olduğu belirtilmiştir.

Yalnız cumartesi günü oruç tutmak da tenzîhen mekruh sayılmıştır.

Ramazan Bayramı'nın birinci günü ile Kurban Bayramı'nın dört gününde oruç tutmak ise tahrîmen mekruhtur. Bugünlerde oruç tutmayı haram sayan da vardır. Bu sebeple, bunlara haram oruç da denebilir. Bugünleri, Cenâb-ı Hak kulları için bayram ilân etmiştir. Nimetlerinden yenilip içilerek Allah'a bol bol şükredilecektir. Bugünleri oruçlu geçirmek ise, Allah'ın nimetlerinden ve ziyafetinden yüz çevirmek mânasına gelir ki, bu sebeple bu oruçlar haram veya harama yakın mekruh sayılmıştır.

Ara vermeden yani, akşam iftar etmeden iki-üç gün peş peşe oruç tutmak (ki buna savm-ı visâl denir) mekruhtur. Savm-ı visâl Resûlüllah Efendimiz (asm) hakkında câizdi. Zor ve meşakkatli olduğu için, ümmeti hakkında câiz olmamıştır.

Bayram günleri de dahil, bütün sene boyunca aralıksız her gün oruç tutmak da mekruhtur. Buna savm-ı dehr denir. Bayram günleri oruç tutulmayıp iftar edildiği takdirde ise, bütün sene oruç tutmakta bir beis yoktur.

Kocasının rızası ve izni olmadan kadının nâfile oruç tutması da mekruhtur. Kocası dilerse, bu orucu bozdurabilir.

Ücret mukabilinde çalışan bir işçi veya hizmetçi, ancak yaptığı işe ve hizmete zarar vermemek kaydıyla nafile oruç tutabilir. Eğer tutulan oruç, yapılan işi aksatacaksa o takdirde ücreti ödeyen patron veya işverenden izin almak şarttır. Patron izin verirse nafile oruç tutar, vermezse tutmaz.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz

Not: Yazılan yorumların sorumluluğu yazan kişiye aittir. Yazılan yorumlardan dolayı sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.